
Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) geleneksel hale getirdiği yıl sonu açılışlarına
bir yenisini daha ekledi. DSİ tarafından tamamlanan 564 adet tesis,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Beştepe Millet ve Kültür
Merkezinde düzenlenen merasimle hizmete alındı.
Açılışı
yapılan 564 tesisten birisi olan Mersin Sorgun Barajı'na canlı bağlantı
gerçekleştirildi.
Sorgun
Barajı'nda hazır bulunan Mersin Valisi Sayın Ali Hamza Pehlivan, Tarım ve Orman
Bakan Yardımcımız Sayın Abdülkadir Polat, Mersin Milletvekilleri, DSİ Genel
Müdür Yardımcımız Sayın Cengiz Han Kılıçaslan, Bölge Müdürümüz Sayın Celal
Tokalak ve Mersin Protokolünden çok sayıda isim de bu tarihi ana şahitlik etti.
Törenle
hizmete alınan, temelden 109 m yüksekliğinde ve 2 Milyar 600 Milyon TL
maliyetli Sorgun Barajı ile 61 milyon m³ su depolanacaktır.
Bu proje ile; 61 000 dekar arazi sulamaya
açılacak, yıllık 38 milyon kilowat/saat hidroelektrik enerji üretilecek, ekonomiye
yıllık 600 Milyon TL katkı sağlanacaktır.
DSİ
tarafından tamamlanan toplam 98 milyar TL tutarındaki 564 adet tesisin açılış
merasimi, Beştepe Millet ve Kültür Merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi. Merasime Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Cevdet Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Milletvekilleri, Tarım ve
Orman Bakanlığı Eski Bakanları, Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı
Ebubekir Gizligider, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Tarım ve Orman
Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğü personeli, vatandaşlar ve basın mensupları iştirak etti.
Merasimle
hizmete alınan 564 adet tesis; 8 adet baraj, 48 adet gölet, 1 adet yeraltı
barajı, 115 adet sulama tesisi, 26 adet içme suyu tesisi, 1 adet hidroelektrik
santral, 350 adet taşkın kontrol tesisi, 15 adet arazi toplulaştırma ve tarla
içi geliştirme hizmetlerinden oluşuyor.
Hizmete
alınan tesislerle 185 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirildi, 1
milyon 147 bin dekar arazi sulamaya açıldı, yıllık 224 milyon metreküp içme
suyu sağlandı ve günlük 402 bin metreküp içme suyu arıtma kapasitesi
geliştirildi, 484 meskûn mahal ve 348 bin dekar arazi taşkın zararlarından
korundu, 128 milyon kilovatsaat yıllık hidroelektrik enerji kapasitesi
geliştirildi, toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetleri kapsamında 3
milyon 54 bin dekar alanın tescili yapıldı. 564 adet tesisin ekonomiye katkısı
yıllık 18 milyar TL düzeyinde olacak.
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, “Su sınırsız olmak bir yana gün geçtikçe tükenen,
kirlenen, azalan, azaldıkça kıymeti daha da artan bir kaynaktır.”
Merasimde
bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, suyun tarihimizdeki
önemine değinerek şu ifadeleri kullandı, “Su bizim hem inancımızda hem
tarihimizde hem de kültür dünyamızda hayati bir yer tutar. Öyle ki tarih
boyunca kurduğumuz medeniyet bahçelerini suyla yeşerttik. Evlerimizi,
şehirlerimizi, meydanlarımızı suyun bereketi ile şenlendirdik. Camilerimizi,
sokaklarımızı, caddelerimizi su yollarıyla çeşmelerle şadırvanlarla donattık.
Bahçelerimizi su kanallarıyla havuzlarla fevvarelerle süsledik. Su yollarının
bakım ve inşasının yanında halka ücretsiz su dağıtmak için su vakıfları kurduk.
Bunun da örtesine geçerek millet olarak aşkımızı tutkumuzu sevdamızı suyla
anlattık suya nakşettik.”
Su
kaynaklarının son derece sınırlı olduğu gerçeğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, günümüz dünyasında suyun kullanım alanıyla birlikte stratejik öneminin
de artmakta olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuyla alakalı şu
açıklamalarda bulundu, “Bizim de tarım, enerji, ulaşım, gıda ve turizm gibi
sektörler başta olmak üzere artan su ihtiyacı üzerimizde daha fazla baskı
oluşturuyor. Bakınız burada bazı temel gerçekleri sizle paylaşmak isterim.
Dünyadaki suyun %97,5’i deniz ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır.
Yani dünyanın üçte ikisi suyla kaplı olsa da insanın kullanabileceği miktar son
derece kısıtlıdır. Geriye kalan tatlı su miktarının da ancak %1’lik bölümü
kullanılabilir durumdadır. Ulaşabildiğimiz temiz su kaynakları yeryüzündeki
tatlı su potansiyelinin sadece %0,1’ini teşkil ediyor. Kaynakların bu denli
sınırlı olması ise suyu hem son derece değerli hem de stratejik bir kaynak
haline getiriyor. Fakat ülkemiz dahil dünyanın birçok yerinde su hala sınırsız
bir kaynak olarak algılanmaya devam ediyor. Bu tamamen yanlış, temelsiz ve
tehlikeli bir bakış açısıdır. Tam aksine su sınırsız olmak bir yana gün
geçtikçe tükenen, kirlenen, azalan, azaldıkça kıymeti daha da artan bir
kaynaktır.”
“Şairlere
ilham veren ığıl ığıl yağan yağmurların yerini aniden bastıran ve çoğu zaman su
baskınlarına sebep olan şiddetli yağışlar aldı.”
Su
kaynakları üzerindeki tehditler ile alakalı açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği, kuraklık, çölleşme, plansız
sanayileşme ve kentleşme nedeniyle su kaynaklarımız olumsuz etkileniyor. Tüm
bunlarla birlikte hızlı tüketim kültürü ve su kirliliği gibi tehditler de
kullanılabilir temiz su kaynaklarının hızla erimesine yol açıyor. Su
kaynaklarımızın azalmasına sebep olan bir başka önemli faktör ise küresel nüfus
artışıdır. 50 yıl önce 4 milyar civarındaki dünya nüfusu, bugün 8 milyarın
üzerine çıktı. Ancak nüfus artarken, yeryüzüne düşen yağış miktarında herhangi
bir artış yaşanmıyor. İklim değişikliği su kaynaklarımızı miktar ve kalite
bakımından olumsuz etkilerken, küresel ısınma afetlerin sıklığını ve şiddetini
de artırmaktadır. Dikkat ederseniz son yıllarda su baskınları, seller,
fırtınalar, orman yangınları ve kuraklık gibi doğal afetlerle daha sık
karşılaşıyoruz. Özellikle bizim de içinde yer aldığımız Akdeniz Havzası’ndaki
ülkeler iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine en fazla maruz kalan ülkelerdir.
Geçtiğimiz bahar ve yaz mevsiminde şu gerçeği hepimiz gördük, güney ve batı
illerimiz orman yangınlarıyla mücadele ederken kuzey bölgelerimizdeki
şehirlerimiz sel felaketleri ile boğuşuyordu. Şairlere ilham veren ığıl ığıl
yağan yağmurların yerini aniden bastıran ve çoğu zaman su baskınlarına sebep
olan şiddetli yağışlar aldı. Tabiattaki düzen bozuldukça nimetler de birer
afete dönüşmektedir. Doğadaki bozulmanın temel sebebi kaynakların hoyratça kullanılması
ve bilinçsizce tüketilmesidir. Bunun arkasında da insanın tabiatla kurduğu
ilişkinin değişmesi vardır. Suyu, toprağı, havayı, ormanlarımızı fütursuzca
sömürülecek imkanlar değil bizden sonra gelecek nesillere teslim edeceğimiz
birer emanet olarak görmemiz gerekiyor” dedi.
Temiz
su kaynaklarına erişimin bir beka meselesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “Pek çok alanda gecikme telafi edilebilir ama su konusunda yaşanacak
en ufak bir gecikme telafisi imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Türkiye olarak bu
anlayışla geniş bir yelpazede kritik adımlar atıyoruz. İklim değişikliği ile
mücadeleye en fazla destek veren ülkeler arasındayız. Ağaçlandırma seferberliği
ve tasarrufu teşvik eden kampanyalarımızla toplumsal farkındalığı artırmaya
çalışıyoruz. Aynı şekilde sıfır atık projemizle israfı önlemeyi, kaynaklarımızı
daha verimli kullanmayı amaçlıyoruz. 2053 yılı için belirlediğimiz net sıfır
emisyon hedefimize ulaşıncaya kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam
ettireceğiz” ifadelerini kullandı.
“85
milyon vatandaşımızı suyumuzu verimli kullanmaya ve israftan kaçınmaya davet
ediyorum.”
Türkiye’nin
su zengini olmadığını, aksine su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını
hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti, “Su güvencesi,
aynı zamanda gıda güvenliği anlamına gelir. Su yoksa gıda yok tarım yok… Bizi
ve canlıları ayakta tutacak, tutunacak dalımız yok demektir. Tarım ve gıda
sektörü suya en fazla ihtiyaç duyulan suyun en yoğun şekilde kullanıldığı
alanlar olarak tebarüz ediyor. Gıda güvenliğimizi sağlamak için su
kaynaklarımızı etkin ve verimli kullanmak, tasarruf etmek bizim için ihtiyaçtan
da öte zorunluluktur. Her fırsatta hatırlatıyorum kamuoyumuzdaki yaygın ve
yerleşik kanaatin aksine Türkiye su zengini değil, su stresi yaşayan bir
ülkedir. Bu yüzden boşa harcayacak, israf edecek, verimsiz kullanacak bir damla
suyumuz olamaz. Su kaynaklarımızı kirletmeyi bu ülkeye yapılmış en büyük
ihanetlerden biri olarak görüyoruz. Bugün bir kez daha milletimizin her bir
ferdini sularımızı verimli kullanmaya ve israftan olabildiğince kaçınmaya davet
ediyorum. Suyumuzun parmaklarımızın arasından akıp gitmesine hiçbir
kardeşimizin izin vermeyeceğine inanıyorum. Bu vesileyle çiftçilerimizi,
sanayicilerimizi ve tüm vatandaşlarımızı su verimliliği seferberliğine destek
olmaya çağırıyor, suyun kadr ü kıymetini bilen tüm kardeşlerime de buradan
tekrar teşekkür ediyorum.”
“Suya
yön veren politikalarla güçlü bir şekilde ‘su akar, Türk yapar’ diyebiliyoruz”
Suya
yapılan yatırımlar hakkında bilgiler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yıl
içinde her alanda olduğu gibi tarım ve sulama sektöründe de devrim niteliğinde
adımlar atıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü,
“Tozlu raflarda kalan projeleri bir bir tamamlayarak milletimizin hizmetine
sunduk. Bunlardan; 150 yıllık hayal olan Çine Adnan Menderes Barajı, Konya
Ovası’nın asırlık rüyası Mavi Tünel Projesi, Asrın projesi olarak
adlandırdığımız KKTC Su Temin Projesi, sınıfında dünyanın en büyük projesi olan
Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı ve HES, ülkemizin en yüksek üç barajı
olan; Yusufeli, Deriner ve Ermenek Barajları gurur abidelerimiz oldu. 22 yılda
yeni baraj ve göletler inşa ederek 50 milyar metreküplük suyu depoladık ve
depolanan su miktarını 184 milyar metreküpe çıkardık. 24 milyon dekar alanı
sulamaya açarak, toplam sulama alanımızı 72 milyon dekara çıkardık. Bu
projelerle yıllık 200 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. Arazi
toplulaştırmasında da büyük bir ilerleme kaydederek 76 milyon dekar alanda
toplulaştırma çalışması yaptık. Yerli ve temiz enerji kaynağı olan
hidroelektrik santraller ile 45 milyar kilovatsaatlik üretim kapasitemizi 112
milyar kilovatsaate çıkardık. İçme suyu temini için ‘81 İl İçme Suyu Eylem
Planı’ hazırlayarak, 2040, 2050 ve 2071 yıllarına kadar tüm illerimizin su
ihtiyaçlarını ayrı ayrı projelendirdik. Yeni projelerimizle 3,4 milyar metreküp
içme suyu temin ettik. Yeraltı su kaynaklarının korunması için 146 depolama ve
suni besleme tesislerini yine biz hayata geçirdik. Taşkın koruma tesislerimizle
milletimizin can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik önemli adımlar attık. Tüm
bu alanlarda toplam 10 bin 657 tesisi hizmete alarak 2,4 trilyon liralık tarihi
yatırımlar gerçekleştirdik. Artık ‘suya yön veren politikalarla’ güçlü bir şekilde
‘su akar, Türk yapar’ diyebiliyoruz. Bundan sonra da Türkiye’nin kaynaklarını
en verimli şekilde kullanmaya, ekonomimize kazandırmaya devam edeceğiz.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim
Yumaklı, “Faaliyetlerimizin ana çıkış noktası en değerli kaynağımız olan su’dur”
Merasimde
konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman ve su alanlarının
sürdürülebilir yönetimi konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek,
faaliyetlerimizin ana çıkış noktası en değerli kaynağımız olan su’dur dedi. Su,
gıda arz güvenliğinin ve sürdürülebilir tarımın olmazsa olmazıdır diyen Bakan
Yumaklı, tarımsal üretim planlamasının ana belirleyicisinin su olduğunu ifade
etti.
Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğünün su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve
gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüğünü aktaran Bakan
Yumaklı, “DSİ, zat-ı âlinizin liderliğinde, son 22 yılda; tarım, enerji, çevre
ve hizmet sektörlerinin can damarı olan su alanında sayısız rekorlara imza
atmıştır. DSİ, kuruluşundan bugüne yaptığı yatırımın neredeyse yarısını son 22
yılda gerçekleştirmiştir” dedi.
‘Suyumuzu
korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibarıyla hiçbir fark yoktur’
sözünün çalışmalarına ilham kaynağı olduğunu dile getiren Bakan Yumaklı, “Bu
düsturla hareket ediyor, çalışmalarımızı her türlü riski dikkate alarak
gerçekleştiriyoruz. Bu risklerin başında iklim değişikliğinin de güçlü
etkisiyle kurak periyotların sıklığında ve şiddetinde yaşanan artış geliyor.
Ancak DSİ, geliştirdiği projeler ve aldığı tedbirlerle, gerek tarım ve sanayide
gerekse hizmet ve çevre sektörlerinde su ihtiyacının karşılanmasını kesintisiz
şekilde sürdürüyor” dedi.
Su
kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla kurulan Ulusal Su
Kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Bakan Yumaklı, “Saygıdeğer Emine
Erdoğan Hanımefendi öncülüğünde başlattığımız Su Verimliliği Seferberliğini
ülke sınırlarını aşıp, dünya geneline yayma faaliyetlerimiz devam ediyor. Su
Kanunu ve Taşkın Kanunu ile alakalı geniş kapsamlı çalışmalarımız devam ediyor.
Ayrıca DSİ, taşkınlarla mücadelenin yanı sıra, deprem ve orman yangını gibi tüm
afetlerde, güçlü makine parkı ve tecrübeli personeliyle, sahada milletimizin
yanında olmaya devam ediyor” dedi.
Konuşmaların
ardından, açılış yapılan 564 adet tesisin içinde yer alan Yozgat İnandık
Barajı, Mersin Sorgun Barajı ve
Isparta Yenişarbademli Şehit Gökhan Eriç Barajı’na canlı bağlantı
gerçekleştirildi.